3. Sayı · Çiftin anlatımıyla
Gizem & Hüseyin
Hint Okyanusu · Maldivler
Aslında bizim için balayı sadece kafa dinlemek için bir tatil demekti. Düğün için yapılan tüm koşuşturma sonrası minimum efor ile yapabileceğimiz; aynı zamanda her zaman ulaşabileceğimizin dışında unutulmayacak bir tatil istedik. Tabii ki ilk akla gelen yerlerden birisi Maldivler oldu. Daha önce Maldivler’de tatil yapmış olan arkadaşlarımız çok sıkıcı bir tatil olabileceğini dile getirdiler. Fakat buna rağmen bizim için bolca dinlenmenin yanında kum, güneş, deniz üçlüsüne doyduğumuz, farklı kültürlerden insanlarla tanışıp yeni lezzetler tattığımız ve koşuşturmadan eğlendiğimiz bir tatil oldu.
Ulaşım
İstanbul’dan Malé’ye yaklaşık sekiz saatlik direkt uçuşla ulaştık. Otellerin bulunduğu adalara deniz yoluyla ya da küçük uçaklarla transfer yapılıyordu. Bizim yolculuğumuz oldukça sorunsuz geçti. Gece saatlerinde İstanbul’dan bindiğimiz Malé uçağından sabah saatlerinde indik. Otel yetkilileri bizi havaalanında karşıladı ve deniz yoluyla yaklaşık kırk dakika süren bir diğer yolculuktan sonra otelimize ulaştık. Böylece tatilimiz, uçsuz bucaksız bir okyanusun ortasında başlamış oldu.
Konaklama
Biz herhangi bir tur şirketi kullanmadan Varu by Atmosphere Oteli ile direkt olarak görüştük ve rezervasyonumuzu yaptırdık. Üç farklı oda tipinden oluşan otelde okyanus üzerinde ya da okyanusa sıfır bungalovlarda konaklama seçenekleri vardı. Biz kumsalda vakit geçirmeyi tercih edenlerdeniz. Balayı süresince otel çalışanlarının misafirperverliği, odaların günde iki kez temizlenmesi ve her temizlikte küçük sürprizler bırakmaları bizim gönlümüzü fethetti.
Adada deniz canlılarının çeşitliliğini ve yoğunluğunu gözlemledik. Konakladığımız otelde plajlar deniz canlılarının yoğunluğuna ve türüne göre sınıflandırılmıştı; farklı renkteki bayraklarla misafirlere bilgi veriliyordu. Ada içindeki yürüyüşlerimizde de farklı sürüngenleri ve yengeçleri yakından görme fırsatı bulduk.
Yemek ve içme
Otel rezervasyonumuzu yaparken otelde bulunan à la carte restoranlar için de planlarımızı yapmıştık. Açık büfe restoran haricinde Nü (Akdeniz mutfağı), Charcoal (ızgara) ve Kaage (Maldiv yerel lezzetleri) olmak üzere üç farklı kültürü deneyimleyebileceğimiz restoranlar vardı. Açık büfe restoranda farklı lezzetlerin yanı sıra alışık olduğumuz çeşitler de bulunuyordu. Konakladığımız dönemde içecekler de fiyata dahildi.
Aktiviteler
Bolca dinlenmenin yanında otelde gün içinde farklı aktiviteler planlanmıştı. Maldivler’in geleneksel teknesiyle okyanusta şnorkelli dalış, gün batımı ve gece gökyüzü seyri bunların arasındaydı. Konakladığımız dönemde bu üç aktivite, kano ve paddle board kullanımı ücretsizdi. Jet ski ve farklı dalış gezileri gibi ek ücretli seçenekler de vardı.
Akşamları otelin iskelesine gelen köpekbalıklarını yakından gördük. Bu görüntülere şahit olduktan sonra okyanusa girerken biraz tedirgin olduğumu söylemek zorundayım. Otelin oyun alanında masa tenisi ve bilardo, spor bölümünde ise aletli pilates ve farklı spor aletleri de bulunuyordu.












