Balayı Rotası: Güney İtalya’nın romantik Sahilleri
Balayı hayatımız boyunca en çok anlam yüklediğimiz ve üzerinde düşündüğümüz bir seyahat olması açısından oldukça özel bir yere sahip. Stresle geçen düğün koşturmasında hepimizin ilgilenmeyi en sevdiği konu balayı olsa gerek. Birçok çiftin tüm bu düğün temposundaki en büyük motivasyonu da sonunda çıkılacak o muhteşem tatil.
Bizim için de öyleydi ve hayalimizdeki o balayının gerçekleşmesini istiyorsak öncesinden planlayıp tüm ayrıntılar üzerinde yoğunlaşmamız gerektiğinin farkındaydık. Bu işe rotamızı belirleyerek başladık. Rotamızı belirken balayımızı sadece her şey dahil otelde dinlenerek geçirmek yerine hem dinlenerek hem de yeni yerler keşfederek geçirmek istediğimize karar verdik. Manzaralı yolları, ışıl ışıl sahilleri, romantik sokakları, uçurumlara asılı limon bahçeleri, balıkçı köyleri ve mitolojik yapısıyla Napoli’yi seçtik ve yanına Sorrento, Positano, Amalfi ve Pompei’yi de ekledik. (“Pink Martini- Una Notte a Napoli” eşliğinde okuyabilirsiniz.)

Olabildiğince erkenden uçak biletlerimizi aldık ve kalacak yer için stratejik bir bölge bulma çalışmalarına giriştik. Pompei yakınlarında Torre Annunziata bölgesinde Villa Guarracino otelini seçtik. Sahiplerinin restoranları da olmasının etkisiyle mükemmel kahvaltısı, ferahlığı, tarihi yapısı, sonsuzluk havuzu ve yeşilliği ile kesinlikle tavsiye edebileceğimiz bir oteldi.
SORRENTO
Otele yerleştikten sonra daha önce belirlediğimiz rotayı hayata geçirmek için yollara düştük. İlk hedefimiz Sorrento oldu. Sorrento Dickens, Goethe, Tolstoy gibi edebi dehaların tatil yeri olarak anılan uzun yıllardır ilgi odağı olan, kayalıkların üzerine kurulmuş, asil, sakin ve özel bir kasaba. Limandaki balıkçıları, sahildeki salaş balık restoranları, sokak aralarındaki şık restoranları, cafeleri, dingin koyları ve en önemlisi muhteşem Vezüv’ü direkt seyreden manzarasını gördükten sonra hayran olmamak elde değil.
POSİTANO
Sorrento’ya 16 km uzaklıktaki Positano’ya inanılmaz bir manzara eşliğinde sahil yolu üzerinden geçiliyor. Positano’da sahile iniş yolu oldukça keyifli ve sahili de çok canlı. Via dei Mulini sahile iniş yolu, sağlı sollu küçük butik dükkanları ile döne döne inen dar bir yol, çok renkli ve neşeli, aşağıda yol geniş bir kumsalla sonlanıyor. Positano’nun bu sahilinden hem Capri’ye feribot kalkıyor, hem de Amalfi sahillerindeki plajlara tekneler gidiyor, hem de yazın bildiğimiz şezlonglu plaj olarak kullanılıyor.

Sahilden içeriye doğru uzanan dar boğazlar sizi şehrin kalbindeki St. Andrea Katedrali’ne getiriyor. Bol merdivenli girişi ve renkli dış cephesiyle gayet görkemli. Efsaneye göre katedralin merdivenlerini sevgilinizle el ele çıkarsanız onunla asla evlenemeyeceğinize inanılıyormuş! Evlendikten sonra denendi herhangi bir sorun olmuyor.Bildiğiniz limonları unutun. Amalfi ve çevresindeki kıyıların limonları neredeyse portakal büyüklüğünde. Tatları da bizim limonlarımız kadar ekşi değil ve epey sulular. İşte bu yüzden Amalfi ve çevresi ünlü İtalyan likörü Limoncello’nun anavatanı. İtalya’nın güney kıyı şeridi boyunca kızarmış karides kalamara, midyeye, manzaralı yollara, renklere, evlere, limon bahçelerine, limoncelloya, limonlu profiterole, odun ateşinde pişen pizzalara, lezzetli kahvelere doymak asla mümkün değil.
POMPEI
Her yıl milyonlarca turist tarafından ziyaret edilen ve UNESCO’nun Dünya Mirası kapsamında olan, insanın tüylerini diken diken eden ama bir o kadar da hayran bırakan antik bir şehir Pompei. Kazı alanı tam bir açık hava müzesi. Caddeler, sokaklar, evler, bahçeler, yerlere işlenen mozaikler, hamamlar, mezarlar, bazilika, amfitiyatro ve restauranların bozulmamış halini görmek mümkün. Vezüv Yanardağı’nın yok ettiği dünya ve zevk cenneti haline getirilmiş Pompei büyük bir mezarlığa dönüşmüş ve buna şahitlik etmek inanılmaz bir deneyim.

